• 1912 Karşıyaka Derneği

Ali Ulvi Kiremitçiler Albümü

Ali Ulvi KİREMİTÇİLER

“Gözleri Karşıyaka dendiğinde aşk, sevgi, tutku ve hısla doluyor. Hala heyecanlı, hala KSK’nin geleceğini düşünüyor. “Kaf Sin Kaf benim için bir tutkudur, asla bitmeyecek bir aşktır. Bir yaşam biçimidir. KSK’yi düşünmediğim hiç bir günüm geçmez.
Karşıyaka her gönülün özlediği yerdir, orada bir gün yaşamak bütün ömre bedeldir” diyor Ali Ulvi KİREMİTÇİLER.


Ali Ulvi KİREMİTÇİLER, 1934 yılında İzmir Altınpark’ta doğdu. 1938 yılında akrabalarının Karşıyaka’da olması nedeniyle Karşıyaka’ya taşınırlar. İlkokulu Türkbirliği İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi Karşıyaka Lisesi’nde okur. Yıl 1943’dür. Nebil Susup’la evleri karşılıklıydı ve Nebil Susop ona KSK sevgisini aşılar. Futbol oynamaya Osmanpaşa Parkı yanındaki “OsmanpaşaÇayırı” denen boş alanda  başlar. 4 yıl Karşıyaka Lisesi futbol takımında  oynar. Asım liglerinde Kasırga adlı takımda “Gazcı Erol” ve Kalaycı Yılmaz’la oynarken bu üçlü kendilerini KSK Genç Takımı’nda bulurlar.


Çok yaşa Selçuk – Selman YAŞAR çok yaşa...

“Çocukluk yıllarımızın cennet Karşıyaka’sında 1946 – 1947 yıllarında şarpi yarışı yapılırken Ayhan Öngen bizi toplar, yarışların yapıldığı yere götürürdü. Selçuk ve Selman Yaşar bu yarışlara katılırlardı. Onlar teknelerini hazırlarken bizde dilsiz okulun önünde “Çok yaşa Selçuk – Selman kardeşler çok yaşa” diye bağırırdık.” Diyor Ali Ulvi KİREMİTÇİLER

KİREMİTÇİLER, 1956 – 1961 yılları arasında İngiltere’de kalır. Orada hem okur, hem de çalışır. 1965 yılında Sezgin Hanım’la evlenir. Bu evlilikten 1967 doğumlu Aytunç ve 1971 doğumlu İdil adında iki çocuğu olur. Yaşamı boyunca madencilikle uğraşır. KSK Yönetim Kurulu’na 1968 yılında Melih Yücel başkanlığında veznedar üye olarak girer. Aynı sene Osman Kaymak başkanlığındaki yönetiminde asbaşkan olarak çalışır. Takım o yıl küme düşmekten son anda kurtulur. 1969 – 1970 senesinde 14 kişiyle yapılan bir kongrede başkan olur. Takımı toplar ve onlara transfer taksitlerini, maaşlarını ödeyebileceğini ve kümede kalmalarını söyler. Takımdaki futbolcular ikisi hariç öz Karşıyakalıdır. Bu takım 1969 – 1970 yılında şampiyon olur. Günümüzdeki Süper Lig’e çıkar.

Altyapıdaki çocuklara “Kaf Sin Kaf” andı...

“Bir gün futbolcular için çarşıdan prim topluyoruz. Avcılar Kulübü’ne geldik. Kaşarcı Hikmet’in masasına gittim. Hikmet Ağabey, yakana bir rozet takabilir miyim? Dedim. Cüzdanından 500 TL çıkardı. Oradan çarşıya çıktık. Karakolu geçtikten sonra doktorun meyhanesinin önünde 10 – 12 yaşlarında bir çocuk yanıma geldi. “Amca bir liram var. Bana da rozet verir misin?” dedi. Rozet torbasını attım ve ağlayarak oradan uzaklaştım” Bunları anlatırken olayı yeniden yaşıyor ve gözleri doluyor.

Tahir TÜRETKEN başkanlığında 2 dönem onunla çalışır. Altyapı onun sorumluluğundadır. Hasan DENİZKURDU başkanken hem 2. Başkan hem de altyapı sorumlusu olarak çalışır. Altyapı tutkunudur Ali Ulvi KİREMİTÇİLER. 1970 – 1971 yılında Türkiye’de ilk minik takımı o kurar. Yücel İZMİRLİ ile birlikte altyapıdaki çocuklar için bir diploma töreni düzenlerler. Aileleriyle birlikte “KAF SİN KAF” içirirler, çocuklara asker gibi yemin ettirirler. KİREMİTÇİLER bu yeminin geleneksel hale getirilmesini gerektiğini de söylüyor.

Ali Ulvi KİREMİTÇİLER, 86 yıllık geçmişte alınan 7-8 şampiyonluğun asla büyük bir başarı sayılmaması gerektiğini düşünüyor. Kaf Sin Kaf’ın Ege’nin hatta Türkiye’nin en büyüğü olmasını arzu ediyor. Teşhisi doğru koyup tedavinin buna göre yapılmasını belirtiyor. Transferde paranın akıllıca harcanması gerektiğinin altını çiziyor. Başarının anahtarını da veriyor KİREMİTÇİLER. “ Kendi bahçemizden oyuncular yetiştirmeliyiz. Bu çocukların yetişmesi için sahalar kurmalıyız. Çok iyi bir araştırma ekibi kurarak bütün Ege Bölgesi’ni tarayarak 14-17 yaş gurubundaki genç yetenekleri kazanmalıyız. Tecrübeye önem verilmelidir. KSK sevgisiyle gönlü dolu insan sayısını arttırmalıyız..”

Unutamadığı anılardan biri de Selçuk yaşar’ın, Park Restoran’daki doğum günü. Tüm İzmir oradadır ve herkes Selçuk Yaşar’a hediye vermektedir. Ama Selçuk Yaşar, o kadar hediye arasından Tahir Türetken ve Ali Ulvi Kiremitçiler tarafından hazırlatılan plaketlere ayrı bir önem verir. Selçuk Yaşar’ın mutluluğu onu onurlandırır.

Geçtiğimiz sezon Turgutluspor ile oynanan maçta skor 1-1 olduğunda evde kıyamet kopar. Takım o skorla küme düşmektedir. Hanımı Ali Ulvi Kiremitçiler’in çıldırdığını zanneder. Bereket, takım 2 gol atar ve küme düşmekten kurtulur. “Biz Karşıyakalıyız... Yeşili Yamanlar’dan, kırmızıyı al bayraktan alırız. Biz Karşıyakalıyız.. Biz karşı kıyıda, tek başına ama birlik içinde, Şampiyonluklar alırız, hak ederek.” diyor Ali Ulvi KİREMİTÇİLER…

O, yaşamı boyunca madencilikle uğraştı. Hem meslek olarak civa ve kömür çıkardı, hem de genç futbolcu. Gençleri hep sevdi. Karşıyaka için madenin altyapı olduğunu düşündü. Haftanın dört gününü Nazilli’de geçiriyor. Ama yüreği hep Karşıyaka’da kaldı...

“O Bir Karşıyakalı” kitabından alıntıdır.

 

IŞIKLAR İÇERİSİNDE YATSIN…